Büyükbaş Hayvan Hastalıkları ve İlaçları

İnsanlık en başından bu yana hep sürülerini ıslah etmeye, başka bir deyişle evvelden tanımlanmış amaçlar güzergahında geliştirmeye çalıştılar. Başlangıçta tecrübeye katlanan evcil hayvanların ıslahı mücadelesi, İkinci Dünya Savaşı ’nın ertesinde şahsiyetlerin kalıtsallığma ait teorisel esaslar üzerinde büyüdü. Hayvan ırklarının ıslahı, aynı cins içinde ırklar ırkların veya çaprazlamaların seçilmesi veya fertler arasında ayıklama kendini gösteren değişkenliklerden faydalanmaya katlanır ve hayvancılık tekniğiyle alakalı bilgileri derleyen, aktaran ve değerlendirenözel vasıta gereçlerden faydalanır.

Uygulanan ıslah programlarının tesir derecesi, bir yandan damızlık hayvanların soylarından gelenlere aktarabileceği özellikler esas alınarak usçu şekilde seçilmesine, öte yandan ayıklama operasyonundan geçirilen damızlıkların yerinde kullanımına bağlıdır. Mesela, hayvan yetiştiricilerinin devletin de dayanağıyla bizzat reelleştirdikleri evcil hayvanları besleme kumpası, son 20-30 yıldır hayvan cinslerinin ve hayvansal mahsullerin çoğunda ehemmiyetli genetik ilerlemeler sağlayan karışık usullerin kullanılmasına imkân vermektedir. Bazı bilim dallarındaki son büyümeler, genetik ıslah programlarının tesirini artırabilecek yeni vasıta gereçlerin kullanılmasını gündeme getirmiştir. Bu tesirliliği gözetmek ve hayvancıların ve harcayıcıların yeni lüzumlarına yanıt vermek için genetik kaynakların sıhhatli şekilde idarenmesi gerekmektedir.

Sığır ve tavuk ırkları ve Türkiye ’nin durumu

Türkiye ’de kültürırkı hayvan yetiştirme ve mevcut hayvan ırklarım geliştirme ve ıslah etmeçalışmalarından beklenen neticelerin alındığı söylenemez.

Özellikle süt yararı yüksek inek ırkı yetiştirme alanında mücadele gösterilmiş, ama daha çok emin aralıklarla dışarıdan kültürırkı hamile düveler getirip köylülere dağıtmakla kanaat etilmiştir. Bu hayvanlar yeterli bakımdan yoksun vazgeçildiği için de özlenen netice alınamamıştır.

Tarım Bakanlığınca yürütülen çalışmaların tek zaferli istikameti, sunî tohumlama uygulamasıdır. Bu sayede,özellikle kültürırkı süt inekleri varlığımızda bir büyüme olduğu söylenebilir ama yeterli değildir. Birim hayvan başına bereket seviyeyi, bu beceriksizliğin en sarih kanıtıdır.

Türkiye ’de sığır mevcudunun yüzde 65-70, koyun mevcudunun yüzde 90-95 ’i yerliırk hayvanlarından oluşur. 1991 ’de sağılan inek 6 milyon, hakikatleşen sunî tohumlama rakamı 800 000 ’dir.

Mücadele tüketilen tavukçuluk alanında da parlak neticeler alındığı söylenemez. Et ve yumurta tavukçuluğunda ıslah doğrultusunda tek yapılan, dış ülkelerden damızlık yumurta ve damızlık civciv ithal etmekten ibarettir.

sizlere petbilgileri.com farkıyla sunulmuştur

Cevap bırakın